Gardınızı Alın: Kış Mevsiminde Bedensel ve Ruhsal Sağlığınızı Nasıl Korursunuz?

Mâlum soğuk hava etkisini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Kış geldi çattı ve o kavurucu yaz sıcakları, tatlı sonbahar esintileri geride kaldı. Bu sene yine mi kar yağmayacak bilinmez ama; en azından sağlam bir soğuk olacağa benziyor. Hem bu kış Coronavirüs denen bir illet de var; bu müzmin salgından etkilenmemek için daha fazla dikkat etmemiz şart. Peki ama kış mevsiminde sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?

 

 

Ecza Dolabımızdan Başlayalım

Gardrobumuzu yeniliyoruz ama ecza dolabımıza ne kadar önem veriyoruz? Aslında tarihi geçen ilaçları atsak; ihtiyaç duyabileceklerimizi alıp hazır bulundursak ne güzel olur. Burun spreyi, boğaz spreyi, öksürük şurubu,  boğaz pastili, ağrı kesici ve ateş düşürücü gibi ilaçlara öncelik vermeliyiz.

 

 

Alerjiye Karşı Tedbiri Elden Bırakmayalım

Bahar mevsiminde polen alerjisi olur ya hani; sonbahar ve kış mevsimi de de alerjinin sık görüldüğü dönemlerdir. Bu aralar sık sık evde vakit geçirdiğimiz için alerji hususunda eskisine göre biraz fazla temkinli olmamız gerekir. Kapalı ortamlarda biriken tozlar alerjiye zemin hazırlar. Kuruyan hava çeşitli rahatsızlıklara davetiye çıkarır. Bunun için neler yapılabilir? Derseniz önce evimizi düzenli olarak havalandırmakla işe başlayabiliriz. HEPA filtreli süpürgeler kullanabilir, nevresim takımlarını sıcak suda yıkayarak olası mikroplardan arındırabiliriz. Bu arada unutmadan; yüzümüzü de sürekli nemli tutalım ki cilt kuruluğu ortaya çıkmasın. Özellikle kışın dudakların çatlaması, ellerin kuruması yaygın bir hâdisedir. Madem öyle, nemlendiriciler ne güne duruyor? Deyip gün içinde sürmeyi ihmal etmeyelim. Böyle yaptığınız takdirde umarız bütün kış boyu cildinize bir şeycikler olmaz!

 

 

Cildimizin ve Gözlerimizin Kurumamasına Özen Gösterelim

Kuruluk demişken iki çift lafımız daha olacak. Zaten salgından dolayı ellerimizi bol bol yıkamamız gerekiyor biliyorsunuz; ancak havalar soğuduğu için bu, cildimizin kurumasına yol açabilir. Bundan dolayı ellerimize de krem sürmeyi unutmayalım. Yüzümüz gibi ellerimizi de nemlendirelim ki çatlaklarla uğraşmak zorunda kalmayalım. Eğer nemlendiriciniz yoksa pamuk gibi eller için pamuk eller cebe diyor ve sizi güzel bir nemlendirici almaya davet ediyoruz! (Gerçi mutlaka vardır canım; evde nemlendirici olmaz mı hiç? Bizimki de laf.)

 

Ayrıca devamlı bilgisayara bakmamız da göz kuruluğuna yol açabilir. Bunu önlemek amacıyla rahatlatıcı göz damlalarından yardım alabiliriz. Gözlerimizi dinlendirmeyi de unutmayalım.

 

En Büyük Donanımımız, Bağışıklık Sistemimizdir!

Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için her zaman gerekeni yapmalı; meyve-sebze ağırlıklı beslenmeli, egzersizden şaşmamalı, yeterli uyumalı ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalıyız. Bunu –deyim yerindeyse- sağır sultan bile biliyor. Ama yine tekrar etmek göz çıkarmaz dedik ve hatırlatalım istedik. Oyunu kurallarına göre oynayalım; bunlara riayet edelim ki bakteriymiş, mikropmuş; bunlar vücudumuzun güvenlik duvarından içeri sızıp sistemimize virüs kaptıramasın! Takviye gıdalar, vitaminler bizim antivirüsümüz olsun. Portakal Kaspersky ise, mandalina Combofix falan… Bu, işin mizahı ama siz asıl izahına bakın, mesajı aldınız.

 

Hastalıklar sizden fersah fersah uzak olsun; hadi sağlıcakla!

Okunma:
135
Makale Etiketleri:
· · · ·
Makale Kategorileri:
BİLENVAR · Genel · Yaşam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1
Bildirimler kapat